Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Yağ Enjeksiyonu Nedir?

YAĞ ENJEKSİYONU NEDİR?

Vücudun bazı bölgelerinde bulunan yağ hücrelerinin vakum yöntemi ile vücuttan uzaklaştırılması yöntemine liposuction denir. Hastalardan alınan yağların tekrar enjeksiyon yöntemi ile vücuda verilmesi işlemine yağ enjeksiyonu (lipofilling)denilmektedir. Özellikle son yıllarda yağ enjeksiyonu uygulamaları artmıştır.

YAĞ ENJEKSİYONU KİMLERE YAPILIR?

Vücudunda herhangi bir nedenle çöküklük olan hastalarda, ani kilo alıp verme sonucunda oluşan çukurlarda, orantısız vücut yapılarını dengelemek amacıyla problemli bölgelerin önceden tespit edilip yine vücuttan alınan yağların tespit edilen bölgelere enjekte edilmesi ile varolan sorun ortadan kaldırılmış olmaktadır.

Çökük yüzler, düz ve elmacık kemiklerinin belirgin olmaması, bacaklardaki çarpıklıklar, düz ve kıvrımsız kalçalar, yaşlılığa bağlı olarak el ve yüzde oluşan kırışıklık vb gibi daha birçok durumda uygulanan cerrahi bir yöntemdir.

YAĞ ENJEKSİYONUNUN KALICILIĞI NE KADARDIR?

Verilen yağın bir miktarının erime olasılığı tartışmalı da olsa düşük değildir. Bu erimenin oranı kişiden kişiye göre değişmektedir. Erime tamamlandıktan sonra geriye kalan yağ dokusu yeterli sonucu sağlamışsa tekrar bir işleme gerek olmamaktadır ve işlem kalıcı olarak bir değişim sağlamaktadır.

YAĞ ENJEKSİYONU OPERASYONU SONRASINDA İYİLEŞME SÜRECİ NE KADARDIR?

Yağ enjeksiyonu çoğunlukla lokal anestezi altında yapılmakla beraber bazı hastalarda genel anestezi altında da yapılmaktadir. İşlem ortalama 1- 1.5 saat sürmektedir. Lokal anestezi altında yapıldığında işlem sonrasında hasta yarım saat dinlendikten sonra evine ya da işine dönebilmektedir. Genel anestezi altında yapılması durumunda ise çoğunlukla 4-6 saat sonra hasta evine gönderilmektedir.

Yağ enjeksiyonu özellikle hangi bölgelere uygulanmaktadır?

Yağ enjeksiyonu son zamanlarda estetik uygulamalarda çok sıklıkla tercih edilir olmuştur. Özellikle yüz gençleştirmede çok kullanmaktayım. Yüz germe hastalarımda çoğu zaman orta yüz bölgesini yani elmacık kemiklerinin olduğu bölgeleri yağ enjeksiyonlarıyla dolduruyorum. Böylece ciltteki sarkmalar giderken aynı zamanda dolgunluk da sağlanmış oluyor. Bununla beraber çok daha küçük müdahale isteyen hastalarımda özellikle sadece yağ enjeksiyonuyla mükemmel sonuçlar almak mümkün oluyor. İşlem lokal anesteziyle uygulandığı taktirde hasta yarım saat sonra evine gidebiliyor. Yağ enjeksiyonu sadece dolgunluk vermekle kalmıyor. Aynı zamanda içerdiği kök hücreler sayesinde cildin canlılığında ve güzelliğinde de belirgin olarak artış sağlıyor. Elmacık kemikleriyle beraber alın bölgesine de uygulanan enjeksiyonlarla totale yakın bir yüz gençleştirme sağlamak mümkün olabiliyor. Orta yüz bölgesi geride olan bazı hastalarda bu bölgeye üst dudakları da içerecek şekilde yapılan uygulamalarda özellikle profil görüntülerinde belirgin düzelme sağlamak mümküm olmaktadır. Yüzüne yağ enjeksiyonu yaptığımız hastaların büyük bir çoğunluğunun ellerine de yağ enjeksiyonu yapmaktayım. Yüzün uyumuyla beraber ellerdeki yaşlılık belirtilerini de böylece hafifletmek mümkün olmaktadır.

Bacaklarda şekil bozukluğu bulunan hastalara da benzer uygulamaları yapmak mümkündür. Bununla beraber uygun hastalarda popo büyütmek için de kullanılmaktadır. Özellikle liposuction için gelen hastalarda bir taşla iki kuş vurulmuş olmaktadır. Kişi fazla yağlarından kurtulurken aynı zamanda gençleşmesini de sağlamaktadır. Liposuction istemeyen kişiler de ise sadece ihtiyacımız kadar yağı karın, bel veya vücudun başka yerlerinden temin etmek mümkün olmaktadır.

YAĞ ENJEKSİYONUYLA MEME BÜYÜTÜLÜR MÜ?

Bilimsel olarak kullanılabilen bir yöntem olmakla beraber benimde aralarında olduğum sayıları oldukça fazla olan plastik cerrahlar tarafından uygulanan bir yöntem değildir. Meme dokusuna yağ enjekte edildiği zaman meme kanserinin tespitinde karışıklığa neden olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle özellikle meme kanseri öyküsü olan hastalarda çok iyi bir radyolojik inceleme ve genel cerrahi değerlendirmesi gerekmektedir. Ayrıca uzun süre sonuçlarında yağ dokusunda erimeler olabildiği için asimetrik görüntüler ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeplerden dolayı ben meme büyütmek için yağ enjeksiyonu tekniğini kullanmamaktayım. Meme büyütmek için şu an günümüzde en bilimsel ve doğruluğu kanıtlanmış olan silikon meme protezlerini kullanmaktayım.

Günümüzde estetik cerrahi operasyonlarının sıklığı arttı? Neye bağlıyorsunuz?

Estetik cerrahların sayısının artması ve insanların estetik kaygılarının günümüz koşullarıyla ilintili olarak artmış olması bu yayılmayı sağlayan başlıca faktörlerdir. Bunlarla beraber artık hemen hemen her bütçeye uygun bir şekilde bu ameliyatların yapılabilir hale gelmesidir. Özellikle akademik kariyeri olan profesörlerin doçentlerin bile çok uygun fiyatlara estetik ameliyat yaptıkları bir ortamda yaşamaktayız. Kişinin alternatifi çoğalınca fiyatlarda uygun hale gelmektedir.

Bazı kişiler estetik ameliyatlarla tüm hayatlarının değişeceğini düşünmektedir. Güzel memeleri olursa kocasının onu daha çok seveceğini ve ya artık aldatmayacağını düşünen kadın sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu bağlamda erkekler için de benzer örnekleri vermek mümkün . Bu gibi durumları onlar içinde yaşıyoruz. Görüntünüzle ilgili bir kaygının veya hoşnutsuzluğpununz varsa elbetteki bizler size yardımcı olmak için varız. Ancak hayatınızdaki olumsuzluklar yapılacak bir estetik operasyonla düzelmez. Keşke böyle olabilseydi. Dolayısıyla hastalarımla konuşurken gerçekçi olmayan beklentiler üzerinden yaklaşımlar kurmamaya dikkta ediyorum. Hem operasyon sonrası mevcut görünümle ilgili, hem de sosyal hayatlarıyla ilgili.

Bir de estetik operasyonlar her zaman başarılı sonuçlar doğurmaya biliyor. Saç ekimi sonrası ense bölgesinde 1 lira büyüklüğünde açık yarası olan hastalardan tutun da yüz germe sonrası rüzgar tünelinden çıkmış gibi olan hastalara kadar bir çok örnek verebilirim sizlere. Herkesin her yaptığı ameliyat her zaman güzel sonuçlar vermeyebiliyor. Bunun için en önemli şey hasta hekim arasındaki ilişkinin güven ortamında ve belli bir sammiyette gerçekleşmesidir. Gerçekçi olmayan beklentilere hastaları sokmamak gerekir. Yaptığımız işin bir cerrahi müdahale olduğu ve işlemle ilgili komplikasyonlara açık olduğunu hastaların bilmesi gerekmektedir.